Federasyonlaşan Fotoğraf Derneklerinin Türk Amatör Fotoğrafçılığında Üstlendiği Rol

FOTOĞRAFIN BULUNUŞU
1826
yılında Fransız sahne dekoratörü Joseph Niepce’in ilk fotografik görüntüyü elde
etmeyi başarmasının ardından, kendisi ile ortaklık kuran yine Fransız olan sahne
dekoratörü Jacques Daguerre’ın 1839 yılında kendi adını verdiği Daguerreotype
sistemini geliştirmesi, fotoğraf teknolojisine farklı bir boyut getirdi. Aynı
yıl Fransız Bilimler Akademisi’nde, başkanlığını Francis Arago’nun yaptığı
toplantıda Daguerreotype’ın kabulü ve ardından “sayın baylar doğa ışığın
yardımıyla bir yüzeye monte edildi” şeklindeki Arago’nun tarihi açıklamasıyla
fotoğrafın bulunuşu tüm dünyaya duyuruluyordu.


OSMANLI
İMPARATORLUĞU’NDA FOTOĞRAFIN DUYURULUŞU
Fotoğraf, 1839 yılında
Fransa’da ilan edilmesinden hemen sonra Osmanlı İmparatorluğu sınırları içersine
girdi. Aynı yıllarda Osmanlı İmparatorluğu yönetsel anlamda birçok problemle
uğraşırken ve matbaa gibi modern bir buluşa yıllarca sırt çevirmişken, fotoğrafı
hemen benimsiyordu. Sanki, matbaadaki hatasını fotoğrafta telafi etmeye
çalışıyordu. Takvim-i Vekayi gazetesinin 28 Ekim 1839 (19 Şaban 1255) tarihli ve
186 numaralı sayısında fotoğrafın bulunuşu haberinin yayımlanması ve ardından
Pera’da ardı ardına açılan fotoğraf stüdyoları, fotoğrafın imparatorluk üst
yönetimi tarafından da desteklendiğini gösteriyordu.OSMANLI
İMPARATORLUĞU VE CUMHURİYET DÖNEMİNDE AMATÖR FOTOĞRAFÇILIK

Osmanlı
İmparatorluğu döneminde amatör fotoğrafla ilgili çalışmalar vardı ancak, 1876
Birinci Meşrutiyet Anayasası’nda dernek kurma özgürlüğünün bulunmamasından
dolayı herhangi bir fotoğraf derneği ya da örgütlenme olmadı. 1908 Meşrutiyet
Anayasası ile çıkan kısmi dernek kurma hakkının da, ülkenin içinde bulunduğu
ağır koşullar ve kültür yapısının özelliğinden dolayı Cumhuriyet dönemine kadar
kullanılmadığını görmekteyiz. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte kabul edilen
ilk Anayasa olan 1924 Anayasası, dernek kurma özgürlüğünü halkına tanımıştı.
Cumhuriyet dönemi ile birlikte her alanda olduğu gibi sanat ve kültüre büyük
ilgi başladı. 1932-1950 yılları arasında, yurt çapında 63 ildeki 478
Halkevlerini bilginin, sanatın, kültürün paylaşıldığı yerler olarak görüyoruz.
Bir neslin harmanlandığı Halkevleri, ulusal bilince sahip kültürlü insanların
yetişmesinde önemli katkılar sağladı. İlk fotoğraf çalışmaları Halkevlerinde
başladı. Kurslar, sergiler ve yarışmalar düzenlendi. Fotoğraf tarihimize önemli
katkılarda bulunmuş birçok kişi bu kurslardan yetişti. Halkevleri’nin
dershaneler ve kurslar şubeleri bu bakımdan daha da önemli oluyordu.
Halkevleri’nin temel sloganlarından biri “Halkevlerine gel bildiğini öğret,
bilmediğini öğren” oluyordu. Çünkü, bu şubeler esas olarak az bilinen, bir avuç
seçkinin elinde olan ya da bilinmeyen meslekleri öğretmeyi amaçlıyordu.
Fotoğrafçılık, geniş kitlelerin kolayca ulaşamayacağı mesleklerden biriydi.
İnsanların fotoğrafçılığı öğrenebilmesi için tek seçenekleri az sayıdaki
fotoğrafhanelere gitmekti. Oysa bu pratik olarak olanaklı değildi. O nedenle
Halkevleri bu görevi uzun zaman üstlendi. Halkevlerinin kapatılması ile ortada
kalan insanlar daha sonraları kurulacak olan derneklerin kurucuları
oldular.

AMATÖR DERNEKLERİN KURULMASI
Amatör
fotoğrafçılar, Halkevlerinin dışında 1950 yılında dernekleşerek ilk kez
örgütlenme yoluna gittiler. 1950 yılına kadar kişisel çabalar ve imkânlar ile
belli bir şablona oturmaya çalışan amatör fotoğrafçılık, anılan yılda Şinasi
Barutçu’nun önderliğinde dernekleşti. Şinasi Barutçu, (1906-1985), Cumhuriyet
dönemi fotoğraf çalışmalarının gelişmesine önemli katkılar sağladı. 1926’da
İstanbul Muallim Mektebi’nde “İş-Resim Muallimi” olarak göreve başladı. 1928’de
Almanya’ya giderek Köln ve Bonn’da eğitim gördü. 1932’de Ankara Gazi Terbiye
Enstitüsü’nde yazı, grafik sanatlar ve fotoğraf öğretmenliği yaptı. İlk fotoğraf
derneği olma özelliğini taşıyan TAFK’ı ( Türkiye Amatör Foto Kulübü) 1950’de
kurdu. Bu derneği, o günkü adıyla Erenköy Amatör Fotoğraf Kulübü, yani bugünkü
adıyla İFSAK’ın (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) kurulması
izledi. Başlangıçta sadece çekilen fotoğrafların paylaşıldığı bir ortam olan
dernek çatısı, sonraki yıllarda yeni gelen fotoğrafa meraklı insanlara eğitim
vererek ve daha sonrasında ise ortaya çıkan eserleri geniş halk kitleleriyle
paylaşıma kadar genişletti. İfsak’ın kahve köşelerinde ve muhallebicilerde
yapılan yönetim kurulu toplantılarından sonra daimi bir yere kavuşması, diğer
derneklerin kurulmasına örnek oldu. 1977 yılında Ankara’da AFSAD (Ankara
Fotoğraf Sanatçıları Derneği) ve 1979 yılında Adana’da AFAD (Adana Fotoğraf
Amatörleri Derneği ) kuruldu. Bu dernekleri daha sonra sayıları 20’ye varan
dernekler izledi.

AFAD (Adana Fotoğraf
Amatörleri Derneği / Adana)
Üye Sayısı : 90
AFSAD (Ankara
Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği / Ankara)
Üye Sayısı :
211
ANFAD (Antalya Fotoğraf Amatörleri Derneği
/Antalya)
Üye Sayısı : 70
BANFAD (Bandırma Fotoğraf
Amatörleri Derneği / Balıkesir)
Üye Sayısı : 31
BASAF
(Balıkesir Fotoğraf Sanatı Derneği / Balıkesir)
Üye Sayısı :
44
BUFSAD (Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği /
Bursa)
Üye Sayısı : 124
EFOS (Erciyes Fotoğraf ve Sinema
Amatörleri Derneği / Kayseri)
Üye Sayısı : 31
EFOT
(Edirne Fotoğraf Amatörleri Derneği / Edirne)
Üye Sayısı : 74
FOTO
FORUM
(Trabzon Fotoğraf Amatörleri Derneği / Trabzon)
Üye Sayısı :
58
FOTOGEN (Fotoğraf Sanatı Derneği / İstanbul)
Üye
Sayısı : 44
FSK (Fotoğraf Sanatı Kurumu /Ankara)
Üye
Sayısı : 163
GAFSAD (Gaziantep Fotoğraf ve Sinema Amatörleri
Derneği / Gaziantep)
Üye Sayısı : 40
İFOD (İzmir Fotoğraf
Amatörleri Derneği / İzmir)
Üye Sayısı : 87
İFSAK (İzmir
Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği / İstanbul)
Üye Sayısı :
404
KASK (Kocaeli Fotoğraf Sanatı Derneği / Kocaeli)
Üye
Sayısı : 60
KONFAD (Konya Fotoğraf Amatörleri Derneği /
Konya)
Üye Sayısı : 50
MFD (Mersin Fotoğraf Derneği /
Mersin)
Üye Sayısı : 77
ZEYFOD (Zeytinli Fotoğraf
Amatörleri Derneği / Balıkesir)
Üye Sayısı : 25

Başlangıçta bu
dernekler tarafından verilmeye başlanan fotoğraf eğitimi, Türk amatör
fotoğrafçılığının gelişiminde etkin rol oynadı. Birçok fotoğraf sanatçısı,
tanıtım ve haber fotoğrafçısı bu derneklerin çatısı altında yetişti ve piyasada
yer edindi. Türkiye’de ilk fotoğraf eğitimi verilen üniversite düzeyindeki
eğitimin 1978 yılında başladığı düşünüldüğünde; TAFK, İFSAK ve onu takip eden
derneklerin uzun süre nasıl bir yükü omuzladıklarını daha net anlaşılabilir.
İlerleyen yıllarda ardı ardına kurulan fotoğraf dernekleri, fotoğraf eğitiminde
Halkevlerinden aldıkları eğitim bayrağını sırtladılar. Eğitimle kalmayıp
liderliğini İfsak’ın yaptığı “FOTOĞRAF GÜNLERİ” kavramını Türk Fotoğrafına 1985
yılında kazandırdılar. Bu arada bu dernekler kendi aralarında da örgütlenme
çalışmalarına başlayarak başlangıçta FDÇK (Fotoğraf Dernekleri Çalışma Kurulu)
ardından TFDB (Türkiye Fotoğraf Sanatı Dernekleri Birliği) daha sonra ise, TFSF
(Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu) çatısı altında
birleştiler

FDÇK VE TFDB’NİN KURULMASI
Şinasi
Barutçu’nun; Federasyonun kurulması için diğer illerde de fotoğraf dernekleri
kurmak için çalıştığı o tarihlerde bilinmektedir. Yine fotoğrafın duayenlerinden
Baha Gelenbevi’nin de böyle bir arzusu olduğunu yakın çevresinden biliyoruz. Bu
misyonu taşıyan o yıllarda da çok aktif olan Prof. Mehmet Bayhan, bu görevi ilk
üstlenen kişi olarak görülmekte. FDÇK öncesi ve oluşumunda, işi kurallara
bağlayan, hazırlayan ve öneren de Prof.Mehmet Bayhan oldu… Amatör dernek
sayısının ve fotoğraf çalışmalarının artması ile o tarihteki İFSAK başkanı da
olan Prof. Mehmet Bayhan önderliğinde AFAD’dan Dr.Sefa Ulukan ve Abdülkadir
Kaçar, AFSAD’dan Kemal Cengizkan bir araya gelerek Türkiye Fotoğraf Dernekleri
Federasyonu kurma çalışmasına başladılar. 1961 Anayasasında federasyonlaşmayı
engelleyecek herhangi bir hüküm bulunmamaktaydı. Federasyonun taslağı Prof.
Mehmet Bayhan tarafından hazırlandı. Organizasyon ve çalışma şekli belirlenmişti
ki 12 Eylül darbesiyle çalışmalar durdu. Dernekler kapatıldı. 1982’de kabul
edilen Anayasada ise Federasyonlaşma için “kamu yararına en az üç dernek” olması
koşulu aranmaktaydı. “Kamu yararına çalışan dernek” olma kararını verme
yetkisini ise Anayasa tarafından, Bakanlar Kurulu’na verilmekteydi. O ana kadar
kurulmuş olan derneklerin böyle bir özelliği yoktu. Yani hiçbiri kamu yararına
dernek değildi. Her şey sil baştan tekrar başladı. Mevcut dernekler Fotoğraf
Federasyonu olarak bir araya gelemeseler de çeşitli toplantılarda ortak kararlar
almaya başladılar. 1987 yılında başlayan toplantılar özellikle 1990 yılından
sonra düzenli olarak FDÇK (Fotoğraf Dernekleri Çalışma Kurulu) adı altında
yapıldı. Bu kurulun Genel Sekreterliğini 1995 yılına kadar Dr.Sefa Ulukan yaptı.
1995 yılında FDÇK Genel Sekreterliğine Prof.Mehmet Bayhan getirildi. Dernek
temsilcileri, Fotoğraf Dernekleri Çalışma Kurulu, adı altında yılda bir kaç kez
bir araya gelerek ortak çalışma planları yapıyor, Altın Kamera Fotoğraf
Yarışmasını geliştiriyor, Federasyon tüzük taslağı çıkartıyor, fotoğraf
yarışmaları için standartlar geliştiriliyor, fotoğraf dünyamızdaki durumları
değerlendiriyor ve derneklerin ortak tavrını belirliyordu. Bu tarihten sonra
FDÇK’nın çalışmalarında verim arttı ve toplantıya katılan dernek sayısında
önemli artışlar oldu. 1998 yılında FDÇK’nın adı Türkiye Fotoğraf Sanatı
Dernekleri Birliği (TFDB) olarak değiştirildi. Genel sekreterlik görevini
Prof.Mehmet Bayhan, 2001 yılına kadar sürdürdü. 2001 yılında Özcan Taras Genel
Sekreterlik görevini devraldı. TFDB çalışma ilkelerinin son şeklini 2001 yılında
belirledi ve bu ilkeler doğrultusunda çalışmalarını 30 Mayıs 2003 tarihinde
Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu kuruluncaya kadar
sürdürdü.

TFSF TÜRKİYE FOTOĞRAF SANATI FEDERASYONU’NUN
KURULUŞU

Türkiye’de ilk defa bir sanat dalı federasyonuna kavuştu.
Uzun yıllardır kurulması için büyük çaba harcanan ve değiştirilen yeni Medeni
Kanunun 2002 yılının başında yürürlüğe girmesi ile başlatılan çalışmalar
tamamlandı ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF), kurucusu dernekler
olan AFAD Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği, ANFAD Antalya Fotoğraf ve Sinema
Amatörleri Derneği, BANFAD Bandırma Fotoğraf Amatörleri Derneği, BASAF Balıkesir
Sanat Fotoğrafçıları Derneği, E-FOT Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği, FOTOFORUM
Fotoğraf Sanatı Derneği – Trabzon, FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği – İstanbul,
FSK Fotoğraf Sanatı Kurumu – Ankara, GAFSAD Gaziantep Amatör Fotoğraf Sanatı
Derneği, İFOD İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği, İFSAK İstanbul Fotoğraf ve Sinema
Amatörleri Derneği, KASK Kocaeli Fotoğraf Sanatı Derneği, KONFAD Konya Fotoğraf
Amatörleri Derneği ve MFD Mersin Fotoğraf Derneği ile 30 Mayıs 2003 tarihinde
tüzel kişiliğine kavuştu. İlk Başkan olarak da TFDB’nin Genel Sekreterliğini
yürüten Özcan Taras seçildi.

TFSF VE FOTOĞRAF DERNEKLERİNİN KISA
VADEDE YAPMASI GEREKENLER
1959 yılında başlayan serüven, önce FDÇK
(Fotoğraf Dernekleri Çalışma Kurulu), ardından TFDB (Türkiye Fotoğraf Sanatı
Dernekleri Birliği) ve nihayetinde TFSF (Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu)
ile son buldu. Ancak esas sorunlar bundan sonra başlamakta. Çünkü bugüne kadar
tüzel kişiliğin oluşmamasından dolayı ortaya çıkan sorunlar, net bir şekilde
çözümlenemiyor ya da üzerinde anlaşma sağlanamıyordu. Federasyonlaşmayla
birlikte oluşan yaptırım gücü ve kurumsal güç, bugüne kadar soğutularak
beklemeye alınan birçok önemli konunun ve projenin çözümüne yardımcı olacak
ortamı da oluşturdu. Türk Fotoğraf Sanatı Federasyonunu, bazı önemli görevler
beklemekte… Bunlara kısaca göz atarsak;

1-Fotoğraf
malzemesini salt fotoğraf sanatının aracı olarak görmeyip, fotoğrafı disiplinler
arası bir malzeme olarak da kullanılabileceğini kitlelere anlatmak ve
öğretmek,
2-Fotoğrafın gerek belge, gerekse sanatsal
boyutunu kullanarak, toplumumuzda bakan değil gören nesiller yetişmesine katkı
sağlamak,
3-Uluslararası ortamlarda Türk Fotoğraf sanatını
başarı ile temsil etmek için bu platformda açılacak kişisel ve karma sergiler
için uluslararası kuruluşlarla işbirliği
yapmak,
4-Türkiye’de fotoğraf sanatının gelişmesi ve
güçlenmesi için yapılacak çalışmalara öncülük etmek, bu konuda yapılacak
bilimsel çalışma ve araştırmalara maddi destek
sağlamak,
5-Çoğu amatörün yaptığı üzere, fotoğrafı sadece
belgesel fotoğraf potasında eritmeyip, fotoğrafın deneysel kulvarının da
kullanılabilirliğini kitlelerle paylaşmak,
6-Derneklerin,
eğitim programlarını sadece kursiyerlere verilen eğitimlerle sınırlamayıp,
ilkokul düzeyinde de bu tip bir eğitimin verilmesi yönünde Milli Eğitim
Bakanlığı ile ortak projeler üretmek, bu tip çalışmalara öncülük
etmek,
7-Verilmekte olan dernek çatısı altındaki eğitimi
formel hale getirerek, tüm derneklerde aynı formda bir eğitim verilmesi yönünde
çalışmaları yürütmek ve projeyi hayata geçirecek akademisyen ve usta
eğiticilerden oluşan bir komisyonu kurmak,
8-Fotoğrafın ülke
çapında paylaşımını en iyi sağlayan etkinliklerden biri olan fotoğraf
yarışmalarının yaygınlaşmasını sağlayacak önlemler
almak,
9-Genç yeteneklerini ön plana çıkaran festival,
bienal ya da trienal gibi etkinlikler düzenlemek, dernekleri bu konuda
cesaretlendirmek,
10-Yine genç yeteneklerin ortaya
çıkarılması ile ilgili çalışmalar yapmak ve bu yetenekli gençlerin projelerine
maddi destek vermek,
11-Fotoğraf konusunda ön lisans, lisans
ve lisansüstü eğitim veren üniversiteler ile ortak çalışmalar düzenleyerek,
akademisyenlerden projelerine bilgi desteği
sağlamak,
12-Bugüne kadar aksatılan fotoğraf yayıncılığı
konusunda gerekirse başrol oynamak, yayıncılığın öncülüğünü yaparak eksik olan
literatürü tamamlamak konusunda girişimlerde
bulunmak,
13-Bugünkü TFSF verilerine göre üye derneklerde
kayıtlı bulunan 1683 üye sayısını hızla batı standartlarına çıkartmak bu amaçla
projeler üretmek,
14-Bugün Türk fotoğrafındaki en büyük
sorunlardan biri olan dernekler arasındaki kopukluğu düzeyli bir koordinasyon
ile sağlamak,
15-Fotoğraf yarışmalarında ortaya çıkan
itirazları değerlendirmek üzere bir etik kurul ya da hakem kurulu
oluşturmak,

KAYNAKÇALAR
AK, Seyit Ali “Fotoğrafın
İzinde Kırk Yıl” Fotoğrafevi Yayınları, 1.basım İstanbul, 2004
BAYHAN, Mehmet
http://www.fotograf.net/alanderinligi/SinasiBarutcu/
“15. Fotogen- Şinasi Barutçu Kupası,Yarışmalarda Seçici Kurullar ve Bir
Çağrı”
GÖKÇEN, Ali İhsan http://www.tfsf.org.tr/federasyon_1.html
“Federasyonu Kuruluncaya Kadarki Türkiye’de Amatör Derneklerin Gelişimi ve
Federasyonun Kurulma Süreci, Türkiye’de Amatör Fotoğraf Dernekleri”
İSTANBUL
Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) http//www.ifsak.org.tr
http://www.insankaynaklari.com/CN/ContentBody004.asp?BodyID=1990
“TFSF (Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu)”
http://www.tfsf.org.tr/federasyon_2_1.html
“Fotoğraf Sanatı Federasyonuna Kavuştu”
KANBUROĞLU, Özer “Basında Haber
Fotoğrafı Kullanımı” Ankara Gazeteciler Cemiyeti Yayını, 1.basım, Ankara,
2002
KAYA, Hürü “Halkevlerinin Etkinlikleri İçinde Fotoğrafın Kullanımı ve
Yeri (1932-1951) -2” Fotoğraf Dergisi sayı 60, İstanbul, 2005
MERSİN Fotoğraf
Derneği http//www.mfd.org.tr “Basın Duyurusu”
ÖZTUNCAY, Bahattin “Dersaadetin
Fotoğrafçıları”, Koç Kültür ve Sanat adına AYGAZ A.Ş. Yayını, İstanbul,
2004
ÖZENDES, Engin “Osmanlı İmparatorluğu’nda Fotoğrafçılık”, İletişim
Yayınları, İstanbul,1985
TÜRKİYE Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF)
“http//www.tfsf.org”

Bu makale, Erzurum Atatürk Üniversitesi
tarafından 2005 yılında düzenlenen “SANATTA ANADOLU AYDINLANMASI ULUSAL SANAT
SEMPOZYUMU”nda, bildiri olarak sunulmuştur.

Gönderen özer kanburoğlu
zaman: 10:41

Fotoğraf, matbaada olduğu gibi bulunuşundan yıllar
sonra değil, hemen 2 yıl sonra 1843’te Osmanlı İmparatorluğu’na girmiştir. O
dönemde İmparatorluk üst yönetiminin de desteği ile varlığını daha da
sağlamlaştırmış ve Cumhuriyetin ilanından sonra da gelişimini hızla
sürdürmüştür. Dolayısıyla fotoğrafçılık mesleği de bu sürecin arkasından ortaya
çıkmıştır.Özellikle 19. yüzyılın 3.çeyreğinde İstanbul^da Pera’da ortaya
çıkan stüdyo fotoğrafçılığına 1960’lı yıllarda ülkemizde gelişen sanayi ile
birlikte yeni bir fotoğrafçılık dalı daha eklenmiştir. 1968 yılında itibaren
başlayan bu meslek dalının adı “Tanıtım Fotoğrafçılığı”dır. Yaşar ATANKAZANIR,
Haluk DOĞANBEY ve Haydar VOLKAN ile başlayan süreç, 80’li yıllarda fotoğraf
okullarından mezun olan fotoğrafçıların da bu kadroya dahil olması ile portre
fotoğrafçılığı da gelişmiştir. 1978 yılında açılan ilk fotoğraf okulu ile
birlikte bu okulların bugünkü sayısı (lisans, ön lisans dahil)
14’tür.
MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ
Güzel
Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü
DOKUZ EYLÜL
ÜNİVERSİTESİ

Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf
Bölümü
MARMARA ÜNİVERSİTESİ
Güzel Sanatlar Fakültesi,
Fotoğraf Bölümü
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
Sanat ve
Tasarım Fakültesi, Fotoğraf ve Video Programı
BİLGİ
ÜNİVERSİTESİ

Sanat ve Tasarım Fakültesi, Fotoğraf ve Video
Bölümü
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ
Güzel Sanatlar Fakültesi,
Fotoğraf ve Grafik Sanatları Bölümü
AKDENİZ
ÜNİVERSİTESİ

Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf
Bölümü
VAN YÜZÜNCÜYIL
ÜNİVERSİTESİ
Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü (Henüz
öğrenci almıyor)
ERZURUM
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü
(Henüz öğrenci almıyor)
BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
Güzel
Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf ve Video Bölümü
HALİÇ
ÜNİVERSİTESİ

Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf ve Video
Bölümü
OKAN ÜNİVERSİTESİ
Güzel Sanatlar Fakültesi,
Fotoğraf Bölümü
ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ
Meslek
Yüksekokulu, Fotoğraf Programı
KOCAELİ
ÜNİVERSİTESİ

Meslek Yüksekokulu, Fotoğraf ProgramıVe bu
okullardan her yıl yaklaşık olarak 300 civarında öğrenci mezun olmaktadır. Bu
okullardan mezun olan öğrenci sayısının bugün 1300 civarında olduğu tahmin
edilmektedir. Bu sayıya bu mesleğe yapan ancak bu tip bir eğitimden geçmemiş bu
işi profesyonelce sürdüren 800’ü fotoğraf odası üyesi yaklaşık 18.000’i aşkın
hiçbir yerde kaydı olmayan tanıtım fotoğrafçısı ve stüdyo fotoğrafçısı da
eklendiğinde sorunun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Ancak bu kadar çok
üyesi bulunan bir meslek grubunun haklarını ve yasal olanaklarını kanun önünde
savunan bir birlik ya da kuruluş yoktur.Var olan “Tanıtım Fotoğrafçıları
Derneği” ve stüdyo fotoğrafçıları için kurulmuş “Fotoğraf Sanatkarları
Odaları”nı bir kenara bırakırsak bu kadar geniş bir meslek grubunu temsil edecek
bir birlik bulunmamaktadır. Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği’nin kendilerine üye
olan 80’e yakın kişiye hizmet ettiği düşünüldüğünde fotoğraf eserleri
sahiplerinin bu konudaki yalnızlığı daha net ortaya çıkmaktadır. Aslında bu
yalnızlık sadece fotoğraf alanı ile sınırlı olmayıp eser üreten resim, heykel,
müzik, sinema sanatçıları ve edebi eser üretenler için de
geçerlidir.Ancak son yıllarda yapılan düzenlemelerle neredeyse fotoğraf
dışındaki tüm eser üreten eser sahipleri kollanmış ancak fotoğraf konusunda
yeterli mesafe alınamamıştır. Çünkü ülkemizde meslek birliklerinin kuruluşu
dünya örneklerine baktığımızda, oldukça geç olmuştur. “Fikir ve Sanat Eserleri”
kanunumuz 1951 yılında, meslek birliklerinin kuruluşunu öngörmüş ise de yaklaşık
30 yıl içinde ne eser sahipleri tarafından ne de hükümetler tarafından meslek
birliği kurma yönünde bir girişim olmamıştır. Bunun üzerine 5846 sayılı yasanın
42′inci maddesi 1983 yılında değiştirilmiş ve 2936 sayılı yasa ile 4 adet meslek
birliği kurulmuştur.

Bunlar;
İLESAM (Türkiye İlim ve
Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği),
MESAM (Türkiye
Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği),
GESAM (Türkiye Güzel
Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği),
SESAM (Türkiye Sinema
Eseri Sahipleri Meslek Birliği)’ dır.

1983 tarihli düzenlemede, eser
sahiplerinin, kanunla kurulan bu meslek birlikleri dışında başka bir meslek
birliği kurmasına izin verilmemiştir. Aslen meslek birliklerinin tek olması
halinde eser sahiplerinin haklarını daha güçlü olarak koruyacağı tartışmasız ise
de mevcut meslek birliklerine yöneltilen eleştirilerin yoğunluğu karşısında 5846
sayılı yasanın 42′inci maddesi 1995 yılında yeniden değiştirilmiş ve aynı alanda
birden fazla meslek birliğine kuruluş imkanı tanınmıştır. Yine 1995 tarihli yasa
değişikliği ile bağlantılı hak sahiplerinin hakları da Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu’nun koruması kapsamına alındığından, bağlantılı (komşu) hak sahiplerinin
de meslek birliği kurabilmelerine imkan tanınmıştır.

Meslek birlikleri,
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük
ve tip statüye uygun olarak kurulmaktadır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği
hak sahibi olan eser sahipleri ve bağlantılı hak sahipleri tarafından kurulan
Meslek birliklerinin temel görevleri;

-Üyelerinin ortak çıkarlarını
korumak,
-Üyelerine kanunla tanınmış
haklarının idaresini ve takibini sağlamak,
-Üyeleri adına hakların idaresi ve takibiyle ilgili
ücretleri tahsil etmek,
-Bu
ücretleri belirlenen esaslar doğrultusunda üyelerine dağıtmak,
şeklindedir.

Bu kuruluşlardan örnek olarak aldığımız, Türkiye Musiki
Eserleri Birliği, Belgesel Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği, Güzel Sanat
Eserleri Sahipleri Birliği ve Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliklerinin
tüzüklerine baktığımızda kendilerine verilen yetkiye dayanarak üyelerinin telif
hakları ve kanuni haklarını kullanmak amacıyla kuruldukları anlaşılmaktadır.
Belgesel Sinema Eserleri Sahipleri Birliği’nin tüzüğünün 2. maddesinde “BSB Sinema Eseri
Sahipleri Meslek Birliği’nin amacı, üyelerinin sanatsal, sosyal, ekonomik, yasal
özlük haklarına sahip çıkmak, mali ve manevi haklarını korumak, geliştirmek ve
mesleğin saygınlığını koruyup geliştirmek ve üyeleri arasında birlik ve
dayanışmayı sağlayarak yeni belgeselciler, belgesel sinemacılar, yönetmenler,
yapımcılar, belgesel özgün müzik bestecileri, senaryo ve diyalog yazarları
yetiştirerek, sinema ve belgesel sinema mesleki standartlarını oluşturmak ve
eser sahiplerinin ortak çıkarlarını korumak, haklarını izlemek, alınacak
tazminat ve telif ücretlerinin tahsili ile hak sahiplerine dağıtımını
sağlamaktır.”
denmektedir.
Yine Sinema Eserleri Sahipleri Birliği’nin tüzüğünün 3. maddesinde “Türkiye
Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin amacı: sinema filmleri, video
filmleri, TV filmleri, dizi filmler, öğretici, teknik, bilimsel, tanıtım
mahiyetli filmler, kısa ve uzun metrajlı filmler, sinematografik eser
mahiyetindeki reklam filmleri, “görsel”, “görsel-işitsel” sunumlar taşıyan
sinematografik eser mahiyetli eserler, güncel filmler, bilimsel teknik veya
bedii nitelikte projeksiyon dia pozitifleri, hülasa, film şeridi, video bant,
disk, disket, video cd, lazer disk, dijital kayıt, bilgisayar ortamı (vb.) hangi
taşıyıcı ortama ve kayıt formatına tespit edilmiş veya edilecek olursa olsun
yasalarımıza göre “sinema eseri” veya “sinematografik eser” sayılacak her türlü
eserin eser sahipleri ve/veya mali hak sahiplerinin ortak çıkarlarını korumak,
kollamak, haklarını izlemek, alınacak tazminat ve telif ücretlerinin tahsili ile
hak sahiplerine dağıtımını sağlamaktır.” denmektedir.

Buradan da
anlaşılmaktadır ki; bu birlikler eser sahiplerinin hakkını koruma konusunda,
fotoğrafla ilgili var olan federasyon ya da derneklerden daha farklı bir şekilde
yapılandırılmışlardır. Nitekim Fotografya adlı sanal ortamda yayımlanan fotoğraf
dergisinin 9. sayısında kendilerini anlattıkları yazıda; Profesyonel Tanıtım
Fotoğrafçıları Derneği, 1987 yılında Tanıtım Fotoğrafçılarını birbirine
yakınlaştırmak, ilişkilerini pekiştirmek ve sektör için gerekli rekabet
ortamının geliştirilmesi amacı ile kurulduğunu, Türkiye’de yapılan Tanıtım
Fotoğrafçılığı’nın dünya standartlarını yakalaması için üyelerine her türlü
desteği ve fotoğraf alanında hizmet veren kuruluşlarla arasındaki diyalogu
geliştirmek için çeşitli sergi ve yıllıklarla bunu desteklediklerini, bu
bağlamda son dönemlerde düzenli yayımladığı yıllığı ile Tanıtım Fotoğrafçılarını
ve bu alanda hizmete ihtiyacı olan sektörleri optimum düzeyde karşı karşıya
getirdiğini, dernek çatısı altında ve dernek tüzüğünün verdiği yetkilerle
tanıtım fotoğrafçılığının ülkemizde tanınması, korunması ve gerekli değerin
verilmesi için çalışmalarına çeşitli etkinliklerle devam edeceğini belirtmişler
ancak, üyelerinin fotoğraf hakları ve telifi üzerinde net ve ısrarlı bir şekilde
durmamışlardır. Yine sektörün diğer bir sivil toplum örgütü olan Türkiye
Fotoğraf Sanatı Federasyonu da kuruluş amacında açıklarken aynı şekilde
davranarak üyelerinin fotoğraf hakları ve telifi üzerinde net ve ısrarlı bir
şekilde durmamışlardır. Federasyon kuruluş amacında; “1987 yılından bu güne
kadar önce FDÇK (Fotoğraf Dernekleri Çalışma Kurulu), sonra TFDB (Türkiye
Fotoğraf Sanatı Dernekleri Birliği) adları altında birlikteliklerini ve
çalışmalarını sürdüren Fotoğraf derneklerinin, Federasyonlarına kavuşmanın
ardından 16 yıllık birlik deneyimi ve kazandığı resmi sıfat ile artık daha güçlü
ve sistemli olarak Türk fotoğrafının gelişmesine, geniş kitlelere ulaşmasına,
ulusal ve uluslararası platformlarda daha etkin temsil edilmesi için
çalışmalarına devam edeceklerini” belirtmelerine rağmen telif hakları ve
fotoğrafın kullanımı ile ilgili net bir ifade yer almamıştır.

Yine aynı
federasyonun tüzüğünün “m” maddesinde “Fotoğraf çalışanlarının haklarının
korunması ve fotoğraf sanatının gelişmesi amacıyla ulusal ve uluslararası
fotoğraf yarışmaları kurallarının düzenlenmesinde yardımcı olur, denetler,
destekler ve seçici kurullara üye önerir. Türkiye’de düzenlenen ulusal ve
uluslararası fotoğraf yarışmalarının belirli standartlarda gerçeklemesi amacıyla
yarışma ilkeleri oluşturur, bunların uygulanmasını teşvik eder. Yarışmalara
uygunluk onayı verir, sonuçlarını izler ve belgeler. Kurallara uyulmadığında
uyarır ve yaptırım uygular.” şeklinde düzenlemiş ve ayrıca ”m” maddesinde de;
“Fotoğraf üretenlerin haklarını korumak amacıyla fotoğraf telif hakları ile
ilgili gerekli çalışmaları ve bilgilendirmeleri yapar.” demiş ancak bu konuda
fotoğraf eserleri sahiplerinin uğradığı haksızlıklara taraf olarak müdahalede
bulunacağını ya da bu haklarını kanunlarla koruma altına alacağı konusunda net
bir açıklama getirmemiştir. Çünkü yasal olarak bu yetkiye sahip değildir.
Bununla birlikte alttaki listede bulunan meslek gruplarının içine fotoğrafın da
dahil edildiği bir birliğin olmaması bu konudaki eksikliği daha da belirgin bir
hale getirmiştir. Bu birliklere kısaca göz atacak olursak;

İlim /
Edebiyat Eser Sahipleri

BESAM. Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri
Meslek Birliği
ILESAM. Türkiye İlim
ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği;
EDİSAM. Edebiyat ve İlim Eseri Sahipleri Meslek
Birliği

Müzik Eser Sahipleri

MESAM. Türkiye Musiki Eseri
Sahipleri Meslek Birliği
MSG. Müzik
Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği

Sinema Eseri Sahipleri

SETEM. Sinema ve Televizyon Eseri
Sahipleri Meslek Birliği
SESAM.
Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği
BSB Belgesel Sinema Eseri Sahipleri Meslek
Birliği

Güzel Sanat Eseri Sahipleri

GESAM. Türkiye Güzel Sanat Eserleri
Sahipleri Meslek Birliği

Müzik Yapımcıları
MÜYAP. Müzik Yapımcıları Meslek
Birliği

İcracı Sanatçılar
MÜYORBİR. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği

OYUNCUBİR Oyuncular Meslek Birliği.

SESBİR. Seslendirme Sanatçıları
Meslek Birliği
TOMEB. Tiyatro Oyuncuları Meslek
Birliği.

Radyo – Televizyon Yayıncıları

RATEM. Radyo Televizyon Yayıncıları
Meslek Birliği · Film Yapımcıları
TESİYAP.Televizyon ve Sinema Eseri Yapımcıları Meslek
Birliği şeklindedir.

Yukarıdaki listeden de görüleceği üzere fotoğrafla
ilgili herhangi bir birlik kurulmuş birliklerin içinde yer almamaktadır. Bu
sonuçlarda göstermektedir ki; TÜRKİYE FOTOĞRAF ESERLERİ SAHİPLERİ MESLEK
BİRLİĞİ
’nin acilen kurulması fotoğraf eseri sahiplerinin başta telif
hakları olmak üzere ortak çıkarlarını korumak, kollamak, haklarını izlemek,
alınacak tazminat ve telif ücretlerinin tahsili ile ilgili eksikleri gidermek
gerekliliği açıkça görülmektedir. Belgesel Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Güzel
Sanat Eserleri Sahipleri Birliği ve Sinema Eserleri Sahipleri Meslek
Birliklerinin tüzükleri ve çalışma şekli bu konuda FOTOĞRAF ESERLERİ
SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİ’
nin kurulmasına örnek teşkil edecek
birliklerdir.

KAYNAKÇALAR
(ÇEVRİMİÇİ)http://www.fotografya.gen.tr/issue-9/platform.html
(ÇEVRİMİÇİ)http://www.kulturturizm.gov.tr/telifsinema/

BelgeGoster.aspx?
F6E10F8892433CFFFE5C29E16A7
D38089DBA976EC9F13FF8
(ÇEVRİMİÇİ)http://www.sesam.org/turkce/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=4
(ÇEVRİMİÇİ)http://www.bsb.org.tr/uyelik.html
(ÇEVRİMİÇİ)http://www.tfsf.org

Bu
makale,
Doğuş
Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi tarafından 2007 yılında düzenlenen
“MEDYADA SANAT ve ESTETİK adlı sempozyumda bildiri olarak
sunulmuştur.

Comments are closed.

< body > < body >